Kankamın Ablası Beni Fena Azdırıyor – Bence Bilerek Yapıyor
Bu aslında tam bir Seks Hikayesi değil şöyle anlatayım abi, durumun tam olarak içine düştüm ve ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum. Eren benim çocukluk arkadaşım, hani öz kardeşin kim dersen ilk onun adını veririm. Evlerine girip çıkışımın haddi hesabı yok. Ama son birkaç aydır o kapıdan içeri her girdiğimde ayaklarım geri geri gidiyor, kalbim de sanki göğsümden fırlayacak gibi çarpıyor. Nedeni de Eren’in ablası, Aslı abla.
Aslı abla benden sadece dört yaş büyük aslında. Üniversite son sınıfta, acayip cool, hani öyle kasıntı falan da değil ama duruşu, yürüyüşü, o ev halindeki salaşlığı bile benim aklımı başından alıyor. Salondan şöyle bir geçiyor, arkasında bıraktığı o hafif koku bile beni benden almaya yetiyor. Saçlarını ev topuzu yapıyor ya, mutfakta kahve yaparken dönüp bize o umursamaz ama tatlı bakışını fırlatıyor ya… İşte o an benim oyun falan umurumda olmuyor. Kendimi hem dünyanın en salak adamı gibi hissediyorum hem de acayip suçlu. Lan diyorum kendi kendime, en yakın arkadaşının ablası o senin, kendine gel, saçmalama. Ama kalbe söz geçmiyor ki, her gün daha da çok bağlanıyorum.
Geçen cumartesi yine Erenlerdeyiz, içeride konsol oynuyoruz. Eren bir ara mutfağa, kola falan getirmeye gitti. Ben salonda tek kaldım, ekrana bakıyorum öyle. Kapı açıldı, Aslı abla içeri girdi. Üzerinde gri, dökümlü bir hırka var, elinde kupası… Ben o an kolu resmen elimden düşürüyordum, heyecanımı gizlemek için hemen ekrana döndüm ama yanaklarımın alev alev yandığına yemin edebilirim. Geldi, tam karşımdaki pufa oturdu.
Bana bakıp hafifçe güldü, “Eren yine mi yeniyor seni Mert?” dedi. Sesi o kadar yumuşaktı ki, sanki benimle dalga geçiyor ama bir yandan da içimi eritiyor. Boğazım kurudu resmen. “Yok ya, bu sefer başa baş gidiyoruz aslında” falan diye geveledim. O ara göz göze geldik. Saçının önünden düşen bir tutamı kulağının arkasına itti, gözlerimin içine bakıp “Bence sen daha iyilerine layıksın” dedi.
Bunu oyundaki skora mı söyledi, yoksa bana başka bir imada mı bulundu, yemin ederim beynim durdu, anlayamadım. Ama o odadaki loş ışıkta bana bakışı, o anki enerjisi ve tensel çekimi beni bitirdi. Eren mutfaktan elinde bardaklarla döndüğünde ben hala ekrana boş boş bakıyordum. O günden beri ne gecem gece ne gündüzüm gündüz. Eren’in yüzüne bakarken vicdan azabı çekiyorum ama Aslı ablayı görme fikri de beni bitiriyor. Ne yapacağım, hiç bilmiyorum.
3 toplam görüntüleme, 3 bugün
